DÜNYA AIDS GÜNÜ

HIV (Human Imunodeficiency Virus /İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü)
Lenti virus ailesinden bir retrovirus olan HIV’in iki tipi (HIV-1, HIV-2) vardır.HIV-1 dünyada yaygın görülen virüstür. HIV-2 ilk kez Batı Afrika’da tespit edilmiştir ve çoğunlukla bu bölgede endemiktir.
AIDS (Acquired Immunodeficiency Syndrome/ Kazanılmış İmmün Yetmezlik Sendromu)
AIDS, ilk kez 1981 yılında tanımlanan, fırsatçı enfeksiyon ve kanserlerin görüldüğü edinsel bağışıklık eksikliği sendromudur.
HIV/AIDS: Dünyada ve Türkiye’deki durum
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2024 yılında, dünya genelinde tahmini 40,8 milyon insan HIV ile enfekte olup yaklaşık 630.000 kişi HIV ile ilişkili nedenlerden hayatını kaybetmiş ,1,3 milyon kişide yeni HIV enfeksiyonu gelişmiştir.
Ülkemizde 1985 yılından 07 Kasım 2024 tarihine kadar doğrulama testi pozitif tespit edilerek bildirimi yapılan 45.835 HIV pozitif kişi ve 2.438 AIDS vakası mevcuttur. HIV ve AIDS toplam vakaların %81,8’i erkek, %18,2’si kadın olup %16,1’i yabancı uyruklu kişilerden oluşmaktadır. Vakalar en fazla sırasıyla 25-29 ve 30-34 yaş gruplarında görülmektedir. İlk vakanın görüldüğü 1985 yılından itibaren, ülkemizde bildirimi yapılan vakaların %58,9’unda bulaşma yolu bildirilmemiştir. Bulaşma yolu bildirilen vakalar içerisinde cinsel yolla bulaşma %94,4, damar içi madde kullanımı yoluyla bulaşma %1,2 ve anneden bebeğe geçiş ise %1,2’dir. Vakaların %2,2’sinde çoklu bulaşma yolu bildirilmiştir
1 Aralık Dünya AIDS günü
HIV/AIDS dünyada resmi olarak ilk kez 1 Aralık 1981 yılında tanımlandı. 7 yıl sonra yapılan uluslararası bir konferansta ilk teşhis günü olan 1 Aralık, korunmayı ve farkındalığı arttırmak amacıyla Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Programı (UNAIDS) tarafından “Dünya AIDS Günü" olarak ilan edildi.
Başlangıçta sağlık çalışanlarına yönelik bir farkındalık günü olarak tasarlanan 1 Aralık Dünya AIDS Günü yıllar içinde toplumsal bir farkındalık gününe dönüştü.
1 Aralık Dünya AIDS günü
- HIV ile yaşayan kişilere yönelik ayrımcılıkla mücadele etmeyi,
- HIV ve AIDS ile ilgili bilimsel gelişmeleri desteklemeyi,
- Korunma, test ve tedavi hakkında bilgilendirmeyi,
- AIDS 'e bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybedenleri anmayı hedefliyor.
1 Aralık 2025 Dünya AIDS gününün teması
Sorunların üstesinden gelmek, AIDS yönetimini ilerletmek (Overcoming disruption, transforming the AIDS response)
AIDS in doğru yönetilmesi için öncelikli konular;daha çok hastaya ulaşmak için HIV tanı testlerinin yaygınlaşması, tedaviye erişimin desteklenmesi , hasta damgalama ve ayrımcılığı ile mücadele edilmesidir
HIV Tanı Testleri
HIV enfeksiyonunun tanısında tarama testi olarak virüse karşı gelişen antikorları saptayan testler kullanılır. ELISA (Enzyme Linked Immunosorbent Assay) testinin duyarlılık ve özgüllüğü % 99'dur. Akut enfeksiyonda, antikor gelişmeden önceki pencere döneminde negatif sonuç alınabilir. HIV-1 ve HIV-2’ye özgü antikorların yanı sıra p24 antijeninin de eş zamanlı olarak saptanmasını sağlayan HIV-1/2 antijen-antikor immunassay (dördüncü kuşak ELISA testleri) kullanımı ile tanısal duyarlılık daha da artarak pencere dönemi kısalmıştır.HIV RNA sını kantitatif olarak saptayan (RT-PCR) nükleik asit testleri (NAT), özellikle tedavi kararında ve takibinde çok değerlidir.Tüm örnekler dördüncü kuşak ELISA testleri ile HIV-1/2 antikor ve p24 antijen varlığı açısından taranır. Pozitiflik saptanması durumunda ek bir teste ihtiyaç duyulmamaktadır.
HIV/AIDS : Hergün bir tablet ile tedavi artık çok kolay
HIV enfeksiyonu diğer birçok kronik hastalık gibi yönetilebilir bir hastalıktır.Tedavi gören HIV'li kişiler uzun, sağlıklı bir yaşam sürebilir ve başkalarına hastalık bulaştırmaz.HIV tedavisine mümkün olan en kısa sürede başlanmalıdır.
HIV tedavisi (antiretroviral tedavi veya ART), HIV miktarını azaltmak için ilaç almayı içerir. Tespit edilemeyen bir viral yük elde etmek ve bunu korumak, HIV'li kişilerin sağlıklı kalmak için yapabileceği en önemli şeydir.ART HIV’in çoğalmasını durdurabilir ve kan testlerinin tespit edemeyeceği kadar düşük seviyelere indirebilir. Tespit edilemeyen bir viral yüke sahip olmak, cinsel ilişki sırasında HIV bulaşmasını önler.Viral yük ölçülemeyecek düzeye düştüğünde ilaç bırakılmamalıdır.Gizli virüs tekrar aktif hale gelebilir.İlaçlara dirençli hale gelebileceği için tedavi güçleşir.
Korunma
Önlenebilir bir hastalık olan HIV/AIDS ile mücadelenin en etkili yolu, korunma önlemlerini uygulamaktır. Tek eşliliğin yanı sıra, cinsel temasta doğru kondom kullanımı, hastalığın cinsel yolla bulaşmasına karşı en güvenli korunma yollarıdır.PEP (temastan sonra ilaçla korunma) PrEP( temas öncesi ilaçla korunma) diğer korunma yöntemleridir.
HIV damgalaması
HIV damgalaması, HIV'li kişilere yönelik olumsuz tutum ve inançlardır. Sadece eşcinsel grupların HIV'e yakalandığına inanmak,insanların seçimleri nedeniyle HIV'e yakalanmayı hak ettiklerini düşünmek sık rastlanan yaklaşımlar ayrımcılığa yol açabilir . Bireyleri test yaptırmaktan, durumlarını paylaşmaktan ve HIV hizmetlerine erişmekten caydırabilir.
HIV ayrımcılığı
Damgalama bir tutum veya inancı ifade ederken, ayrımcılık bu tutum veya inançlardan kaynaklanan davranışları ifade eder. HIV ayrımcılığı ;HIV'li bir kişiye sağlık hizmeti vermeyi reddetmek,HIV'li biriyle gündelik teması reddetmek HIV taşıdığı için bir topluluk üyesini dışlamak şeklinde olabilir.